İlk mobilya boyama denemem, anneannemden kalan kahverengi bir komodindi. Ne astar bilirdim ne zımpara; markete gidip aldığım bir kutu boyayı doğrudan üstüne sürdüm. İki hafta sonra boya, elimin değdiği her yerde pul pul dökülmeye başladı. O komodin bana bir odayı yenilemenin para değil sabır işi olduğunu öğretti. Bugün evimdeki en çok iltifat alan parçaların çoğu, atmayı düşündüğüm eski eşyalar. Bu yazıda kendi hatalarımdan öğrendiğim her şeyi, yeni başlayan birinin anlayacağı sırayla anlatacağım.
Şunu baştan söyleyeyim: mobilya boyama diy işine girmek için ne atölyeye ne pahalı ekipmana ihtiyacınız var. Balkonda, bir naylon ve üç dört parça malzemeyle başlayabilirsiniz. Ama sıralamayı atlarsanız benim komodinim gibi sonuçlanır.
Fırçayı eline almadan önce oturup düşünmek, boyamanın en sıkıcı ama en belirleyici kısmı. Ben artık bir eşyayı boyamaya karar vermeden önce kendime üç soru soruyorum: Bu parça sağlam mı, hangi rengi seçeceğim, ve bu evde gerçekten yeri var mı?
Her eşya boya kaldırmıyor. İskeleti sallanan, çekmeceleri raydan çıkmış, suya değip kabarmış sunta bir dolabı boyamak boşa emek. Boya görüntüyü değiştirir, yapıyı düzeltmez. Ben şu kontrolü yapıyorum: eşyayı iki elimle tutup hafifçe sallıyorum, gıcırdıyorsa vidalarını sıkıyorum; kaplama kabarmışsa o yüzeyi zımparayla düzeltmeyi deniyorum, olmuyorsa vazgeçiyorum.
Masif ahşap, lake kaplı eski dolaplar, sandalyeler, sehpalar, kitaplık rafları ve metal ayaklı parçalar en verimli adaylar. Suntalam ise doğru astarla boyanabiliyor ama kenarları her zaman zayıf noktası oluyor.
Benim en çok pişman olduğum karar, salondaki sehpayı çok koyu bir maviye boyamak oldu. Tek başına güzeldi, odaya girince bir yamaya benzedi. O günden sonra rengi eşyaya değil odaya göre seçiyorum. Evdeki duvar rengi, halı, perde ve kanepe kumaşı zaten bir palet oluşturuyor; yeni parçanın bu palete katılması gerekiyor. Renk uyumu temellerini anlattığım yazıdaki mantık burada da işliyor: bir baskın ton, bir yardımcı ton, bir de küçük dozda vurgu.
Yeni başlıyorsanız kırık beyaz, açık gri, yumuşak bej gibi tonlar affedicidir. Cesaret istiyorsanız koyu rengi büyük dolaba değil, küçük bir sehpaya ya da sandalyeye uygulayın; hata yaptığınızda geri dönmek kolay olur.
Bir orta boy komodin için genelde şunlar yetiyor:
Bu liste, hazır bir mobilya almanın yanında çok küçük bir tutar. Bütçe planlamasını konuştuğum yazıda söylediğim gibi, elde olanı yenilemek bütçenin en akıllı kalemi; para kazanılan yer burası.
Bir hafta sonuna sığdırmayı planlıyorsanız cuma akşamı hazırlık, cumartesi boya, pazar son kat diye düşünün. Aceleye getirilen tek şey kuruma süresi olmasın.
Önce çekmeceleri, kulpları, kapak menteşelerini söküyorum. Vidaları küçük bir kavanoza atıp yanına not bırakıyorum — hangisi nereye gidiyor, üç gün sonra hatırlamıyor insan. Sonra tüm yüzeyi deterjanlı suyla siliyorum; özellikle mutfak dolaplarında görünmez bir yağ tabakası oluyor ve boya bunun üstünde tutmuyor.
Zımparada amaç boyayı tamamen kaldırmak değil, yüzeyin parlaklığını kırmak. Parlak yüzey boya için kaygan bir zemindir. 120 kumla mat hale getirip tozunu nemli bezle aldıktan sonra kurumasını bekliyorum.
Astarı atlamak yeni başlayanların en sık hatası, benim de ilk hatam. Astar hem boyanın tutmasını sağlıyor hem koyu ahşabın sarı lekesinin beyaz boyanın içinden yukarı vurmasını engelliyor. Bir kat astar, sonra hafif bir 240 zımpara, sonra boya.
Boyada kural şu: kalın tek kat yerine ince üç kat. Kalın kat sarkar, iz bırakır, aylarca tam sertleşmez. Geniş yüzeylerde küçük rulo, köşelerde ve oymalarda fırça kullanıyorum. Fırçayı hep ahşabın damar yönünde çekiyorum. Katlar arasında paketin söylediği süreye uyuyorum; dokunduğumda kuru gelse bile beklemek gerekiyor.
Çok kullanılan yüzeylerde — yemek masası, sehpa üstü, dolap kapağı — üzerine mat vernik atıyorum. İki ince kat yeterli. Vernikten sonra eşyayı bir hafta nazik kullanıyorum; boya kurumuş görünse de tam sertleşmesi zaman alıyor.
Kulpları yenilemek, ucuz olduğu halde en çok fark yaratan hamle. Pirinç, siyah mat ya da deri askılı kulplar sıradan bir komodini vitrin parçasına çeviriyor. Ben eski kulpları bazen atmıyorum, ayrı bir renge boyayıp saklıyorum.
Boya bitince eşyayı hemen eski yerine koymayın. Odada bir tur dolaştırın; yeni renk, mobilya yerleşiminizi de değiştirmek isteyebilir.
| Hata | Sonucu | Çözüm |
|---|---|---|
| Yüzeyi yı |