Yeni bir eve taşınıldığında ilk hafta genellikle kutular arasında geçer ve kararlar ertelenir. Kitaplık ile ilgili öncelik sıralamasını baştan belirlemek, sonradan yapılacak masraflı düzeltmeleri engelliyor. İlk günlerde nelerin halledilmesi gerektiğini adım adım listeledik.
Kirali evde delik acmak ya da duvari kalici sekilde degistirmek her zaman mumkun olmaz. Kitaplık konusunda tasinirken sokulebilen, iz birakmayan urunler tercih edilmelidir.
Gunluk hayatin yogun kullanildigi evlerde estetik kadar dayaniklilik da onemlidir. Kitaplık ile ilgili secimlerde silinebilir yuzeyler, yuvarlatilmis kenarlar ve leke tutmayan kumaslar one cikar.
Çoğunlukla, kitaplık konusunda cok islevli parcalar kucuk evlerin en buyuk destekcisidir. Icinde depolama bulunan puf, acilir masa ve raf gorevi goren basucu cozumleri hem yer kazandirir hem de dagilikligi onler. Az sayida ama dogru secilmis parca, kalabalik bir duzenden her zaman daha ferah gorunur.
Ayrıca, kitaplık konusunda dar alanlarda calisirken hedef, metrekare kazanmak degil algiyi genisletmektir. Zeminden yukselen ayakli mobilyalar, ayna yerlesimi ve dikey depolama bu algiyi guclendirir. Ayni renk ailesinde kalmak da gorsel kirilmalari azaltir.
Çoğu zaman, yeni baslayanlarin en buyuk avantaji, kalici olmayan adimlardan ilerleyebilmesidir. Kitaplık ile ilgili ilk denemelerinizi tekstil, aydinlatma ve aksesuar gibi kolay degistirilebilir katmanlarda yapin. Buyuk mobilya ve sabit uygulamalari, mekani birkac hafta yasadiktan sonra karara baglayin.
Çoğunlukla, ıse mekani bosaltip ne kadar alana sahip oldugunuzu gormekle baslayin; bos oda, karar vermeyi kolaylastiran en iyi zemindir. Ardindan gunluk aliskanliklarinizi listeleyin ve hangi bolgenin en cok kullanildigini belirleyin. Ilk alimlarinizi bu kullanim yogunlugu sirasina gore yapin.
Satin almadan once tasiyici parcalarin sagligini ve boce izini kontrol etmek gerekir. Kitaplık konusunda kucuk bir zimpara ve yeni bir cila cogu parcayi yeniden hayata dondurur.
Pratikte, eski bir dolap ya da elden dusme bir sandalye, seri uretim agirlikli bir odaya karakter katar. Kitaplık ile ilgili arayista bit pazarlari, ikinci el gruplari ve antikacilar surprizli sonuclar verir.
Çoğunlukla, mutfak, banyo ve dis duvara bakan koseler nem yuzunden en cabuk yipranan bolgelerdir. Havalandirma alistirilmadan yapilan her yenileme, birkac sezon icinde kabarma ve leke olarak geri doner.
Özetle, oturma grubunda sehpa ile koltuk arasında yaklaşık 40 santimetre, geçiş yollarında ise en az 70 santimetre boşluk bırakmak konforlu bir kullanım sağlar. Halının en az ön ayakların altına girecek genişlikte olması, oturma alanını görsel olarak birleştirir. Tabloların merkezi göz hizası kabul edilen 145 santimetreye denk gelecek şekilde asılması dengeli bir görünüm verir.
Odanın aldığı doğal ışık miktarı renk kararının en belirleyici unsurudur; kuzeye bakan loş mekânlarda sıcak ve kırık tonlar, bol ışık alan odalarda ise soğuk ve doygun renkler daha dengeli durur. Genel kural olarak üç renkli bir palet kurup bunları yüzde altmış, otuz ve on oranında dağıtmak görsel bütünlük sağlar. Boya kararını vermeden önce duvarda deneme yapıp rengi günün farklı saatlerinde gözlemlemek yanılma payını azaltır.
Sonuç olarak, mümkün, ancak stilleri birbirine bağlayan ortak bir unsur belirlemek şart; bu genellikle sınırlı bir renk paleti, tekrar eden bir malzeme veya benzer bir çizgi kalınlığıdır. Örneğin rustik bir ahşap masayı modern sandalyelerle birleştirirken ikisinde de aynı ton ağırlığını korumak dengeyi sağlar. Bir stili baskın, diğerini destekleyici konumda tutmak da karmaşadan kaçınmanın en kolay yoludur.}
Perde, halı, yastık ve örtü gibi tekstiller mekânın sıcaklığını belirlediği için dokusu ve gramajı öncelikli ölçüttür. Sık kullanılan alanlarda yıkanabilir, solmaya dayanıklı ve leke tutmayan kumaşlar tercih edilmeli. Aynı ortamda en fazla iki üç farklı doku birleştirmek, görüntünün dağınık durmasını engeller.}
Öte yandan, stor perde kavramı, mekânın genel karakterini belirleyen ve diğer seçimleri yönlendiren bir başlangıç noktası olarak düşünülebilir. Uygulamada önce bu ögeyi merkeze alıp çevresindeki renk, doku ve mobilya kararlarını ona göre şekillendirmek daha tutarlı bir sonuç verir. Tek bir odada birden fazla güçlü ögeyi yarıştırmamak, bütünlüğü korumanın en kolay yoludur.
Önce mekânın toplam metrekaresini ve değiştirmek istediğiniz parçaları listeleyin, ardından bütçenin yaklaşık yüzde altmışını mobilya ve aydınlatma gibi kalıcı ögelere ayırın. Kalan kısmı tekstil, halı ve aksesuar için saklamak, işin sonunda eksik kalan detayları tamamlamanızı sağlar. Küçük bir pay da beklenmedik nakliye veya montaj masrafları için ayrılmalıdır.
Kendi elinizle eklediğiniz tek bir detay bile, hazır alınmış onlarca objeden daha güçlü bir aidiyet duygusu yaratır.